Takip Edin

Biyografi

Şant Manukyan Kimdir?

Yayınlanma tarihi

-

Kripto paralar gün geçtikçe daha geniş bir kitleye yayılırken, özellikle ülkemizdeki önemli isimlerin bu konuda yorum ve analizler yapması çok büyük önem taşıyor.

Ekonomi dünyasının yakından tanıdığı isim Şant Manukyan, önemli yorum ve tespitleriyle ilgi toplayan başarılı isimlerden birisi. Sosyal medyada da özellikle kripto para topluluğu tarafından ilgiyle takip edilen Manukyan, başarılı analizleriyle dikkat çekmektedir. Peki kimdir Şant Manukyan?

Şant Manukyan 1975 yılında İstanbul’da doğmuştur. Manukyan, orta okul ve lise öğrenimini Robert Koleji’nde tamamlamıştır. Daha sonra lisans eğitimi için İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’ne giriş yapmış buradan 1997 yılında dereceyle başarıyla mezun olduktan sonraysa yüksek lisans programını Cornell Üniversitesi MBA dalında tamamlamıştır.

Şant Manukyan’ın İş Hayatı

Manukyan’ın kariyeri mezun olur olmaz başlamıştır. Ünlü isim 1997 yılında Ata Menkul Değerler A.Ş.’de uzman yardımcısı olarak çalışmalarına başlamıştır. Manukyan 2000 yılına kadar yönettiği yatırım fonları sayesinde düzenli olarak getiri sağlamıştır. Bu anlamda da ilk üçe girmeyi başarmıştır. Şant Manukyan 2002 yılında İş Yatırım Uluslararası Piyasalar bölümüne giriş yaparak, kariyeri için önemli bir adım atmıştır. Manukyan, global stratejisttir ve 2019’un Haziran ayından bu yana Uluslararası Piyasalar Direktörü konumunda görev yapmaktadır. Manukyan’ın bu görevinin açılımı ise şudur: Global ekonomik durum yatırımcılara yansıtılmakta ve yabancı hisse senetleri ve emtia stratejilerin belirlenmektedir. Manukyan da bu stratejilere yönelik olarak yatırımcılara tavsiyelerde bulunmaktadır.

Manukyan ve Kripto Para Analizleri

Şant Manukyan, Türkiye’de Bitcoin (BTC), kripto para ve ekonomi denildiği zaman akla ilk gelen önemli isimlerdendir. Bu ünlü ve başarılı ismin tespit ve analizleri sosyal medyada da Bitcoin konusunda etkileşim ve benimsenme yaratmaya büyük faydalar sağlamaktadır.

Manukyan, Dünya Gazetesi ve İş Yatırım Bloğunda içerik üretmeye devam etmektedir. Manukya’nın özellikle video blogları oldukça beğeni ve ilgi toplamaktadır.

Manukyan, aynı zamanda videolarında Ethereum’a da yer vermektedir. Özellikle kripto para topluluğu arasında bulunan yatırımcıların dikkatini çeken ünlü ismin geçmiş açıklamalarına da baktığımız zaman kripto paralara olan güveninin yerinde olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.

Kendisi kripto para birimlerinin günlük hayatta kullanımının da önemimden sıklıkla bahsediyor. Bir dergiye verdiği röportajda “Starbucks’tan kahvenizi kripto parayla alıyorsanız bu iş tamamdır” ifadelerini kullanmıştır.

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Biyografi

TRON Kurucusu Justin Sun Kimdir?

Yayınlanma tarihi

-

TRON Kurucusu Justin Sun, 30 Temmuz 1990’da Çin’in Xining, Qinghai bölgesinde dünyaya gelmiştir. Justin Sun,son zamanalrda adını sıklıkla duyuran girişimcilerden birisidir. Kripto para sektöründe sansasyonel söylemleri ile de ön plana çıkmaktadır. Sun, kripto para birimi platformu TRON’un kurucusudur. Bununla beraber BitTorrent’in de CEO’sudur. Sun, eskiden Ripple’ın Büyük Çin bölgesinin eski baş temsilciliğini yapmıştır. Girişimciliğinin ilk zamanlarında ise mobil sosyal uygulama Peiwo’yu kurmuş ve CEO’luğunu yapmıştır.

Justin Sun’ın Pennsylvania Üniversitesi’nden Doğu Asya Çalışmaları alanında yüksek lisans ve lisans mezuniyeti vardır.  Pekin Üniversitesi’nde ise Tarih Doktorası derecesi yapmıştır.

Sun, 26 yaşındayken, Jack Ma tarafından Hupan Üniversitesi’nde okumak üzere seçilmiştir. Kendisi ilk mezunlar arasında bulunmaktadır. Sun, 2011’de Yazhou Zhoukan’ın ve 2014’te Davos Global Gençlik Liderlerinin kapak figürü olmuştur. 2015, CNTV’nin en dikkat çekici yeni girişimcisi seçildi ve 2015’ten 2017’ye kadar Forbes China 30 yaş altı listesinde bulundu.

Justin Sun’ın Kariyeri

Peiwo Dönemi

Justin Sun, 10 saniyelik ses örneklerini ve ilgi alanlarını analiz ederek kullanıcıları eşleştiren ve birbirine bağlayan, Çin’in Snapchat’i olmayı amaçlayan bir uygulama olan Peiwo’yu kurdu. Peiwo, çevrimiçi oyunlar, yetenek gösterileri ve canlı yayın ile kullanıcıların benzer düşünen arkadaşlar edinmeleri için bir dizi kanal tanıttı. Bugüne kadar 4 milyardan fazla sohbeti eşleştirdi.

Ripple ve BitTorrent

Tron Vakfı’nı kurmadan önce Justin Sun, iki yıl boyunca Ripple’ın Çin’de baş temsilcisi ve danışmanı olarak çalıştı. Temmuz 2018’de Sun, BitTorrent’i 140 milyon dolara satın aldı. BitTorrent, 2015’ten beri internetin günlük trafiğinin yüzde 3’ünden sorumlu olan bir eşler arası dosya paylaşım uygulaması olan uTorrent’in sahibi olan şirkettir.

TRON

Tron, blockchain temelli bir platformdur. Platformun coin’i TRX 2017 yılında piyasaya sürülmüştür. TRON, hazırlık aşamasında daha fazla denizaşırı ofisin kurulması ve ekibin hızla genişlemesi ile Amerika ve Asya Pasifik’te ikili genel merkez kurmuştur. TRON ile en yeni blockchain teknolojisi sunulduğu ifade edilmektedir.

TRON kendi coin’ini yeni Bitcoin olarak tanımlar fakat rakipleri ve eleştirmenler Tron’un bir balon olduğunu söylemekten de kaçınmaz.

Sansasyonel Bir İsim

Sun, yaptıkları ve söylemleri ile sürekli olarak kripto para dünyasında bir şekilde gündeme gelmektedir. Sun, Haziran 2019’da Berkshire Hathaway CEO’su Warren Buffett ile özel bir öğle yemeği yemek için rekor kıran 4,5 milyon dolarlık teklif sunmuştu. Bu o zamanlar epey bir konuşulmuştu. Buffett ile öğle yemeği sonunda Ocak 2020’de gerçekleşti.

Ethereum Kurucusu ile Çatışma

Ethereum kurucusu Vitalik Buterin, Justin Sun ile birkaç kez Twitter üzerinden çatıştı. Nisan 2018’de Sun, TRON’un Ethereum’dan daha üstün bir protokol olduğunu iddia eden bir şema yayınladı. Buterin, Sun’ı Twitter üzerinden Tron platformunun yeteneklerini yanlış tanıtmakla suçladı ve daha önce başkaları tarafından Sun ve TRON’a karşı yapılan intihal iddialarına atıfta bulundu. Buterin, blok zincir endüstrisinin potansiyel pazar büyümesi hakkında yaptığı tartışmalı bir açıklamayı savunurken, Sun’ın kripto para birimi ürünleri için gerçekçi olmayan miktarlarda yutturmaca teşvik etmeye yatkın olduğunu ima etti. Sun da Buterin için benzer iddialarda bulundu.

Aralık 2018’de Sun, dApp’larını TRON ağına taşımaları şartıyla, “çökmekte olan” Ethereum ve EOS platformlarının geliştiricilerini “kurtarmak” için bir fon oluşturacağını söyleyen bir tweet attı. Tweet, Ethereum ve EOS geliştiricileri tarafından pek de sıcak karşılanmadı.

Warren Buffett ile Öğle Yemeği

Justin Sun, 23 Ocak 2020’de Omaha’nın ünlü yatırımcısı Warren Buffett ile akşam yemeği için bir araya geldi. Bu olay, Sun’ın yemekten resimleri ve detayları tweet attığı 6 Şubat’a kadar gizli tutuldu. Sun, akşam yemeğinde Buffet’e bir Bitcoin ve biraz da Tron verdi. [16]. Sun, 2019 yılı Power Lunch’ı Warren Buffett müzayedesiyle kazanmıştı. Sun, San Francisco’daki evsizler için bir hayır kurumu olan Glide’a katkıda bulunarak 4.567.888 dolar ödedi. Buffett, Bitcoin’i eleştiren önemli isimlerden birisi. Bu nedenle Sun, bu yemeği istediğini ve  Buffett’in fikrini değiştirmek için bu fırsatı kullanmayı düşündüğünü söylemişti.

Tron Vakfı 23 Temmuz’da bir tweet atarak Sun’ın rahatsızlığı nedeniyle yemeğin ertelendiğini ifade etti. CoinDesk, Çinli kaynakların ertelemenin Çin hükümeti tarafından Sun’a getirilen seyahat kısıtlamalarından kaynaklanabileceğini söylemişti. Fakat daha sonra Sun, bu iddiaları yalanladı. Fakat, bu iddialar daha sonra doğrulandı. Sun daha sonra, etkinliği duyururken “olgunlaşmamış” davranıp “kötü bir örnek” oluşturduğu için özür diledi ve öğle yemeğini ertelemenin “tamamen beklemediği birçok sonuç doğurduğunu” söyledi.

Yazın ilerleyen saatlerinde Sun öğle yemeğini yeniden planlamaya çalıştı. Ayrıca, bir dizi yüksek profilli kişiyi Twitter üzerinden kendisine katılmaya davet etti. Sun, ABD Başkanı Donald Trump’ın yanı sıra Litecoin yaratıcısı Charlie Lee, Binance’in yaratıcısı Changpeng Zhao, Huobi CEO’su Livio Weng, Ethereum’un yaratıcısı Vitalik Buterin, Circle CEO’su Jeremy Allaire, Binance Charity Foundation blockchain başkanı Helen Haiyu, eToro CEO’su Yoni Assia ve Huobi CFO’su Chris Lee’yi de davet etmişti.

Justin Sun’ın Değeri Nedir?

Justin Sun, kripto para birimi endüstrisindeki en zengin girişimcilerden biridir. Serveti esas olarak TRX token varlıklarından geliyor. Cüzdanının boyutu bilinmiyor ve elindeki gerçek varlıkları açıklamayı da reddediyor.
Toplam arzın kabaca %10-20’sine sahip olduğunu tahmin etmek adil olurdu, bu da TRX değerinin 100 ila 200 milyon dolar arasında bir değerine sahip olacaktır.

Bir zamanlar 400 milyon dolar değerinde olan bir kripto para borsası olan Poloniex, Steemit platformu ve 140 milyon dolara satın aldığı BitTorrent’in satın alımlarına da önemli yatırımlar yaptı. BitTorrent’in ayrıca, 60 milyon dolarlık piyasa değeri olan BTT token’ları adı verilen token’ları da var. Yukarıdaki tüm verileri hesaba katarak, net değerinin 200 ila 400 milyon dolar arasında olması bekleniyor. Yüksek net değerine rağmen, Justin Sun kısa süre önce ABD hükümetinden Tron için küçük işletme yardım fonları talep ederken bulundu. Bu da Sun’ın sansasyonel hareketlerinden birisi olarak kabul edildi.

Sun geçtiğimiz günlerde DeFi platformuna da giriş yaptı. Şu sıra SUN isimli token’ı kullanıcılar tarafından ilgiyle karşılanmaya devam ediyor.

Eğitim Hayatı

Sun, 2007-2011 yılları arasında Pekin Üniversitesi’ne gitti ve buradan Tarih alanında Lisans derecesi aldı. Ayrıca, Hong Kong Çin Üniversitesi’nde 2009-2010 yılları arasında liberal sanatlar ve bilimler okudu. 2011-2013 yılları arasında University of Pennslyvania’ya gitti ve burada Politik Ekonomi alanında Master of Arts derecesi aldı. 2018’de mezun olmadan önce Hupan Üniversitesi’nin tek Y kuşağı öğrencisiydi.

Sun, eğitim hayatıyla alakalı olarak South China Morning Post’a verdiği demeçte, “Profesörlerim ve sınıf arkadaşlarımın paylaştığı deneyimleri ve bilgileri alıp hemen uygulamaya koyabildim” ifadelerini kullandı.

Devamını oku

Biyografi

Ripple CEO’su Brad Garlinghouse Kimdir?

Yayınlanma tarihi

-

Brad Garlinghouse, Ripple’ın CEO’su ve Yönetim Kurulu üyesidir. Ripple’dan önce Brad, dosya işbirliği hizmeti Hightail’in CEO’su olarak görev yapıyordu. 2009’dan 2012’ye kadar AOL’de Tüketici Uygulamaları Başkanı olarak görev yaptı ve bundan önce Yahoo’da kıdemlı başkan yardımcısı da dahil olmak üzere 2003’ten 2009’a kadar çeşitli yönetici pozisyonlarında bulundu.

Brad, kariyerinin başlarında Dialpad Communications CEO’su olarak VoIP endüstrisine öncülük etmeye yardımcı olmıuştur. Kendisi halen OutMatch Yönetim Kurulu’nda görev yapmakta olup Ancestry.com ve Tonic Health’de yönetim kurulu pozisyonlarında da bulunmuştur.

Bradley Kent “Brad” Garlinghouse, finansal teknoloji şirketi Ripple Labs’ın CEO’su ve Yönetim Kurulu üyesidir. Daha önce Hightail’in (eski adıyla YouSendIt) CEO’su ve Başkanıydı. Hightail’den önce, AOL ve Yahoo’da görev yapan Garlinghouse, teknoloji sektörünün bilinen isimleri arasında yer alıyor. Garlinghouse 6 Şubat 1971’de ABD / Topeka, Kansas’ta doğmuştur. Garlinghouse, Kansas Üniversitesi’nden ekonomi alanında lisans ve Harvard Business School’dan MBA derecesine sahiptir.

Kariyeri

Garlinghouse, 2000-2001 yılları arasında Dialpad’e CEO olarak katılmadan önce @Home Network’te ve @Ventures’te GP olarak görev yapmıştır. 2003-2008 yılları arasında Yahoo’da Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Garlinghouse, Yahoo’da oldukça önemli noktalarda çalışmalar yürütmüştür.

Popüler isim Yahoo’dan sonra Silver Lake Partners’da Kıdemli Danışman olarak görev yapmış ve ardından 2009’dan 2011’e kadar AOL’de Tüketici Uygulamaları Başkanı olarak görevde bulunmuştur. Garlinghouse daha sonra Hightail’e katımış ve Eylül 2014’e kadar CEO olarak görev yapmıştır. Ünlü isim daha sonra şirketten yaşanan bir anlaşmazlığın ardından ayrılmıştır.

Garlinghouse daha önce Animoto’da yönetim kurulu pozisyonundaydı. Garlinghouse, Ripple’a Nisan 2015’te COO olarak katıldı ve o zamanki CEO ve kurucu ortak Chris Larsen’e rapor verdi. Aralık 2016’da ise CEO görevine terfi etti.

Aralık 2019’da Garlinghouse, Ripple’ın Tetragon, SBI Ventures ve Route 66 Ventures’tan 200 milyon dolarlık C serisi finansman turu topladığını duyurdu. 2020’de Garlinghouse, XRP kripto para biriminin satışlarından elde edilen gelire sahip olmasaydı Ripple Labs’ın para kaybedeceğini kabul etti.

2018 ve 2019’da Garlinghouse, birçok kez SWIFT mesajlaşması için yayınlanan hata oranının en az %6 olduğunu iddia etti. London School of Economics Business Review tarafından yayınlanan bir araştırma ise bunun doğru olmadığınu gösterdi.

AOL’deki İş Hayatı

Zamanında Tüketici Uygulamaları Başkanı ve AOL’un Silikon Vadisi operasyonlarının başkanı olarak görev yağan Garlinghouse, AOL’un yeniliğe ve en önemlisi tüketiciye yeniden odaklanmasıyla ilgili sorumluluğu yönetmiştir. Eylül 2009’da AOL’ye katılmasıyla beraber şirketin AOL Mail ve AIM gibi iletişim ürünlerinin küresel erişimini genişletme ve ayrıca şirketin mobil ve sosyal stratejisini ve eski istemci ve araç çubuğu ürünlerini yeniden canlandırma çabalarında bulunmuştur. Garlinghouse, AOL’un Tüketici Uygulamaları işinin büyümesiyle ilgili sorumluluklarına ek olarak, şirketin risk sermayesi kolu olan AOL Ventures’ın West Coast liderliğini de yapmıştır. O zamanlar Garlinghouse AOL’de gerçekten başarılı bir şirket ekip oluşturduklarına inanıyordu. Bu yüzden, üst yönetim ekibinin bir parçası olarak günlük sorumluluklarına ek olarak, Brad, insanların düşünme ve şirketteki günlük rollerine yaklaşımlarını sürekli olarak sorgulayarak AOL’de kazanan bir kültür yaratma olgusuna inanılmaz derecede odaklanmıştı.

Silver Lake Partners ve Yahoo Dönemi

Garlinghouse, AOL’ye gelmeden önce Silver Lake Partners’da Kıdemli Danışman olarak çeşitli potansiyel satın almalar konusunda şirket içi danışman olarak hizmet veriyordu. Bundan önce GArlinghouse, Yahoo’da yaklaşık altı yıl geçirmiştir. Kendisi Yahoo’da son olarak İletişim ve Topluluklardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştır. Onun liderliğinde Yahoo! Mail, 3. sırada yer aldı ve tüm rakiplerine önemli bir fark attı. Garlinghouse’ın liderliğinde şirketin mesajlaşma hizmeti de bu pazarda lider konuma yükseldi. Garlinghouse ayrıca şirketin Flickr fotoğraf paylaşım hizmetini ve Yahoo! Gruplar hizmetini de yönetti.

Ünlü isim Yahoo’dan önce ise Dialpad.com Inc.’in CEO’suydu ve şirketin tüm faaliyetlerinden, finansından, satışından ve pazarlamasından sorumluydu. Ayrıca @Ventures’da Genel Ortak, @Home, Inc.’de Medya Geliştirme Kategori Müdürü ve SBC Communications’da Müdür olarak görev yaptı.

Ripple Dönemi

Garlinghouse, CEO olmadan önce Ripple’a 2015 yılında operasyon müdürü olarak işe başladı. Garlinghouse,  diğer tipik endüstrilerden sıyrılan bir şirkette nasıl çalışmak istediğini şu sözlerle açıklıyor:

“Silikon Vadisi’nde pek çok ilginç şey döndüğünü düşünüyorum. Etrafıma bakarken, bana göre, blok zinciri ve kripto dünyasında olanlar önemli bir hareket. Kriptoda ve Ripple’da neler oluyor? Ödemeler açısından küresel ticaretin yönetilme şeklini temelden değiştirme fırsatımız var. Başarılı olursak, bu bir dönüşümdür. Evrende kendi küçük çukurumuzu açmamızı sağlayacaktır.”

Ekim ayında şirket, 100’den fazla finans kurumunun Ripple’a ait bir kurumsal blok zinciri ağı olan RippleNet’e katıldığını duyurdu. Şirketin küresel ağına katılan üyeler arasında Credit Agricole, BBVA, UniCredit, Standard Chartered, UBS ve National Bank of Abu Dhabi gibi üyeler bulunmakta. Garlinghouse, bu başarı hakkında ise şöyle konuşuyor:

“Şimdiye kadar son derece şanslıydık, birçok müşterimiz var. Bence bununla ilişkili ağ etkileri göz önüne alındığında, katılımın değerinin ağdaki düğüm sayısına göre artmaya devam ettiği bir dönüm noktasına ulaştığımızı düşünüyoruz. Bu katlanan bir değer artışına işaret.”

Devamını oku

Biyografi

Cemil Şinasi Türün Kimdir?

Yayınlanma tarihi

-

Liseyi Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde bitiren Cemil Şinasi Türün, ardından bir yıl ODTÜ Elektrik ve Elektronik mühendisliğinde okuduktan sonra -lisansındaki yüksek ortalamasını yakma bahasına da olsa-Boğaziçi Üniversitesindeki aynı isimli bölüme transfer oldu ve 1988’de oradan diplomasını aldı. Bu yazımızda Cemil Şinasi Türün’ün akademi yıllarını, iş hayatını, şirket kurma serüvenini ve blokzincirine giriş hikayesini derledik. İyi okumalar!

Akademi Yılları

Boğaziçi üniversitesi elektrik-elektronik mühendisliğine geçtiği dönemlerdeki yaşadıklarını kendisi şöyle anlatıyor:

“Boğaziçi’nde kimse beni mühendislik öğrencisi olarak bilmezdi, çünkü hem tiyatro kulübünde faaldim hem de gelir gelmez, daha ikinci sınıfta Boğaziçi Sinema Kulübüne başkan olmuştum. Günlerim buralarda, Sosyoloji ve Felsefe bölümünde ve güzel sanatlar derslerinde geçiyordu. Ama bir şekilde mühendislik derslerini de bitirdim. Disiplinlerarası olmam gerçeği şimdi de değişmedi.”

Grafik tasarımı ile tanışması ve üniversitede araştırma görevlisi kadrosuna girmesini ise şu şekilde aktarıyor:

“Mezuniyet sonrası master için Bilkent Güzel Sanatlar Fakültesine başvurdum. Ben başvurduğum sırada fakülteye yeni bir dekan atanmıştı ve o da benim gibi bilgisayar grafiği sevdalısı bir hocaydı. Onun desteğiyle Grafik Tasarım bölümünde asistan oldum ve bilgisayar grafiği üzerine çalışmaya başladım. Master tezi olarak da kendime bir 3D bilgisayar modelleme ve animasyon yazılımı ürettim. Çok değerli iki arkadaşımın desteği bu tezi bitirmemde önemli oldu: Ogan Ocalı ve Ferhat Büyükkökten. Ferhat halen Google’da çok önemli projelerde liderlik yapan, müthiş kabiliyetli bir yazılım mimarıdır; ikisine de o gün bugündür çok dua ederim.

Doktoraya da Bilkent’te başladım. Derslerimi tamamladıktan sonra 1993 yılı başında doktora jürime “dünya çapında hyperlinkli dev bir ağın hayatımıza etkisi ne olur” konulu bir tez yapmak istediğimi anlattım. Böyle bir ağ olduğunda en temel sorulardan birinin, kolayca ve bedavaya kopyalanacak dijital içeriklerin bedellerinin ödenmesi olacağını, bunun için de yeni bir tür “dijital para” gerekeceğini iddia ediyordum (ayrıca dev bir arama ve içerik sıralama motoru da olması gerekecek diye yazmıştım).”

Türün yeni dijital çağın başladığının sinyallerini nasıl aldığını da şu şekilde dile getiriyor:

“O zaman jürimdeki değerli profesörler, “bu dediğin ağ ne kadar sürede ortaya çıkar?” diye anlamlı bir soru sordular; hocalardan biri, “örneğin 6 yıl sürer mi oluşması?” diye sordu. Çantamdan Wired dergisinin Ocak 1993 tarihli ilk sayısını çıkardım ve hocalarıma gösterdim. Onlar dergiye göz atarken cevap verdim: “bu dergiye bakılırsa 6–7 ay içinde”. Ve gerçekten de benim için o tarihi günün üzerinden daha bir yıl geçmeden dünyanın dört bir tarafında insanlar ilk web sayfalarını yaptılar ve böylece yeni bir dijital çağ açılmış oldu.”

Amerika/ Ohio State Üniversitesi Yılları ve Dönüşü

Web çok hızlı bir gelişme gösterince, Bilkent’teki doktorasına ara verip bir yıl içinde Amerika’da, Ohio State Üniversitesi’nde hem doktora öğrencisi hem de hoca olarak işe başlayan Türün, sonraki zamanlarda neden ülkeye geri döndüğünü ise şöyle özetliyor:

“İnternet gözümün önünde oluşuyordu ve benim kararım Türkiye’ye bir daha hiç dönmemekti… Ama kısmet işte, bir yıl geçti veya geçmedi, kendimi tekrar ülkemde, ilk yerli kurumsal internet sayfalarını yapan ekibin başı olarak buldum. Üniversitede doktora hocamı haksız yere kapıya koymuşlardı ve ben aynı günlerde İstanbul’dan çok iyi bir iş teklifi almıştım. Kaderim ülkemdeymiş dedim.”

İş Hayatı

Aslında daha 19 yaşındayken Merkez Bankası ve başka devlet kurumlarına bilgisayar sistemleri kurarak profesyonel hayata geçmiş olan Türün, okurken de bir yandan sürekli çalıştığını dile getiriyor. Ancak ABD dönüşü artık akademik hayatına son verip, 1996’dan itibaren sürekli ancak sadece part-time ders veren bir öğretim görevlisi olduğunu vurguluyor.

1997-2007 yılları arasında Yoğurt Teknolojileri isimli, özgün teknoloji üreten bir butik ajansın kurucu ortağı ve genel müdürü olarak görev yaptı. Türkiye’nin ilk yerli 3D oyunu Pusu’dan, Şifre Kapakta isimli Coca-Cola kampanyasına, eriyen buz küpünden parası olan online oyunlara, sanal dünyalara 100’ü aşkın sayıda ürün ve inovasyon içeren proje geliştirdi. Yoğurt Teknolojileri bu 10 yıl içinde ülkemizde bir ekol oldu, pek çok değerli insanın yetiştiği ve kendini geliştirdiği bir okul gibiydi.

Sonraki dönemi ise şöyle aktarıyor:

“Sonra, şirketlerimizin problemlerini az paraya çok sıkıntıya yapmaktan sıkılıp, 1 Ocak 2007 sabahı, artık bir dünya şirketimiz olsun, bunun için yatırım almalıyım diye bir niyetle yataktan kalktım. Ve, aynı yılın ortalarında ülkemizde kurulan ilk kurumsal teknoloji yatırım sermayesi şirketinden 600,000 dolar yatırım aldık. Yatırım şirketimiz Golden Horn Ventures’ın genel müdürü Mehtap Özkan bu yatırım kararında öncü olmuştu. Kendisi de ABD’de uzun yıllar çalışmış tecrübeli bir yazılımcı ve yatırım danışmanıydı. Silikon Vadisinin kuruluş temelinde yer alan ilk VC firmasından birisini kuran kişi olan Bill Draper’ın oğlu Tim Draper ile çalışmıştı ve hepsinin güvenini kazanmıştı.”

Yoğurtistan ve Kayme

Cemil Şinasi Türün, Yoğurtistan isimli projesinden ise şöyle bahsediyor:

Ne yapacaksınız sorusuna: “Uzak olmayan bir gelecekte gerçekleşecek finansal krize karşı alternatif olabilecek, internet üzerinde işleyen yeni bir para sistemi yapacağız” demişlerdi.

Yoğurtistan isimli projemizin “elevator pitch”i, yani bir dakikalık özeti bile saçları diken diken edecek bir start-up fikriydi. Multi milyarlık ve uçuk bir fikirdi… Bu yüzden, Türkiye’deki küçük düşünen ve start-up denildiğinde ABD’den çalıntı fikirler dışında herşeyi reddeden zihniyetteki tüm insanları karşıma aldım. Ürünle uğraştığımız kadar bir de bu zihniyete karşı mücadele etmemiz gerekti.

Yatırımcı soruyor: “Kriz ne zaman olacak?”. Cevap: “Bilmiyorum”.  “Peki nasıl yapacaksınız?”. “Bunu da çalışıp bulacağız” dedik. İlk aşamada, internet üzerinde işleyecek yeni para sistemini taşıyacak bir araç bulmak gerekliydi. Bunun için en iyi bildiğimiz yerden probleme saldırdık: Üç boyutlu oyun dünyası ve oyunlar içindeki sanal paralardan yola çıkmaya karar verdik. Çünkü daha önce ülkemizin ilk yerli 3D oyunu Pusu bizim ofiste yapılmıştı. Çin’in şu anda en yaygın dijital ödeme biçimi WeChat içindeki oyun parası kökenli paradır. İşte onu yapan Tencent firması da bizim gibi oyun kökenliydi.

Elimizde ikinci oyunumuz olan “Eti Yami Mekanik İstila”dan kalma başarılı bir 3D oyun motoru vardı. Dahası, ülkemizin ilk sanal para deneyleri diyebileceğim Coca-Cola kapakları altından çıkan şifrelerle internette harcanabilecek dijital akçeler verme işi de 2000’lerin başında bizim ofiste geliştirilmiş deneylerdi.  Sonradan adı Genç Turkcell olacak olan kampanya/ürün fikri bile bizim ekipten çıkmış (bizim verdiğimiz ad Yalan Dünya idi), sonra aynı fikir boyutu küçültülerek gerçek hayata uyarlanmıştı.”

Fakat, 2008 başında gördük ki, bu internet parasını -kayme demiştik adına- taşıması gereken oyun ya da sanal dünya, bir browser’ın içinde çalışmazsa hiçbir değeri olmayacak. Çünkü o zaman kitlelere ulaşamayacağız. Yani, insanlara PC’lerine özel bir 3D oyun motoru yükletmek bizim sanal paranın sonu olacaktı. Söylememe gerek yok herhalde, o zaman daha cep telefonu ve app’leri dünyamızda değildi. Biz de browser içinde çalışan bir üç boyutlu dünya kurmaya giriştik! ve bunu başardık da. Hatta Second Life isimli ünlü California şirketi bizi ofisinde ağırlayıp 3 boyutlu motorumuzu kullanmak bile istedi.

Tabii o zamanların dünyasında henüz Satoshi veya cryptopara kavramları yoktu, çünkü daha bitcoin makalesinin yazılmasına bir yıl vardı. Kayme adını verdiğimiz dijital paranın, sadece sanal dünyada değil, gerçek dünyada da geçeceğini söylediğimizde ne anlıyordu insanlar bilmiyorum. Herhalde az bir şey anlıyorlarmış ki, toplantılarda epey kişinin zihninin yandığını hatırlıyorum.”

2008 yılının sonuna doğru dünyada “Mortgage krizi” denilen şey patladı. Türün’ün şirketinin ortakları olan yatırım şirketinin yöneticilerinden birisi “işte senin kriz de geldi” dediği zaman “bu o değil” diye cevap verdi. 2008 yılı yazında kayme adlı dijital internet parasını daha işin en başında halka arz edebilir miyiz diye düşünüyorlardı. Henüz hiç kar etmemiş, hatta daha satış bile yapmamış bir şirketin dijital parası ile halka arz (IPO) yapılıp para toplanır mıydı?

4. Şirketi En Baştan Halka Arz Etme Fikri…

Şirket henüz yeniyken kayme satarak halka arz yapmak fikri 2008 için çok erken, çok aşırıydı. Ama sonradan ICO’lar 2017’de yaygınlaştığı zaman herkes bu mekanizmayı benimseyiverdi. 2008 yılında bu konuyu danıştığı SEC’den (ABD’nin SPK’sı) emekli danışmanlar, kendisine birinci günden halka arzın hukuk dışı olmadığını ancak epey pahalı olacağını söylemişlerdi.

Tim Draper ile olan görüşmesini ise Türün şöyle aktarıyor:

Ekim 2008 krizinin hem ertesinde bizim fona, dolayısıyla da şirketime ortak olan, o sıralar İTÜ Arı-1’deki ofisimize de gelerek bizi ziyaret etmiş olan Tim Draper’a 2009 başlarında bir gün iade-i ziyarete California’ya gittik. Kendisine baştan kayme satarak halka arzı düşündüğümü, bu şekilde merkezden takip edebildiğimiz, her biri tekil (unique) dijital bir koda sahip kaymelerin elden ele geçeceğini ve bizim şirket hisselerimizin de bu şekilde halkın elinde olacağını, hatta dinamik bir ortaklığa bile bu yapının imkan vereceğini anlattım. Tim bana şöyle bir baktı ve “Sen komünist misin?” diye sordu. Değilim dedim. Komünizmin bitmiş bir sistem olduğunu ve burada bambaşka ve yeni bir evren oluşmakta olduğunu söyledim. Tim de bana Rei adlı Amerikan şirketinden ortaklık yapısı ile alakalı bir örnek verdi, sanırım Rei’nin yapısının komünist olduğunu düşünmekteydi. Sonuçta bizim önden halka arz gerçekleşmedi.

Tim’in 2017 yılında dünyada yapılan iki ICO’da bireysel yatırımcıların para yatırmasını sağlayan, öncü isim haline geldiğini, dünyada şu anda bitcoin’e yatırım yapmış olan en önemli isim olduğunu görünce gülümseyerek o cümlesini hatırlıyorum. “Tim sen arada komünist mi oldun?” diye sormak istiyorum ona.

“İleri fikrilerimiz vardı gördüğünüz gibi… Ama mühim bir hatamız da vardı: Kaymeyi merkezi bir yapıda düşünüyorduk. Oysa ki insanların arasındaki ekonominin gayri merkezi işlediğini de çok iyi biliyorduk. Bu çelişkiyi nasıl çözeceğimizi ileriye bırakmıştık. Biz, tasarımımızda, merkezi olarak basacağımız bir dijital kodu (kaymeyi) gayri merkezi bir biçimde elden ele geçirterek ekonomik yapıyı işletecektik. Bugünkü para sisteminde de olan mühim bir yanlışı biz de yapıyorduk, Facebook Libra da aynı yanlışı yapacak, göreceksiniz.”

Kendi Tabiriyle ‘Blokzinciri Eri’ Olması

Türün’ün Bitcoin ile tanışması 2011 Mart’ında olmuştu. Şirketin ileri gelen teknik zihinleri, CTO’su ve iş geliştirme müdürü bu konuyu araştırdılar ve bir rapor ortaya koydular. Onların üzerinde uğraştığımız kayme, gündelik hayat içinde geçerli olacak bir para birimi olduğu için Bitcoin’i yetersiz ve ödeme aracı olarak çok yavaş bulmuşlardı. Zaten o dönemde Bitcoin bir deneyden daha fazla değildi, kimse henüz onu ciddiye almıyordu. Onlar da fazla üzerinde durmadık.

“Bu Bitcoin bakkalda asla geçmez, boşverin.”

Sonrasında, 2014 yılına gelindiğinde kendi deyimiyle artık ‘pilleri bitmiş’ti. Ofisi kapatıp, tek başına blokzinciri ve gayri merkezi sistemleri çalışmaya karar verdi. O sırada şimdiki ortağı 1990 doğumlu Onur Kılıç ile karşılaştık ve kendi ifadesiyle o Türün’ün hocası, Türün de onun deneyimli ağabeyi oldu, birlikte blokzinciri öğrenmeye koyuldular. Bu işe koyulur koyulmaz da ülkenin vadeli çeklerinin aslında çek olmayıp kağıt bir blokzinciri üzerinde çalışan özel bir kredi sistemi olduğunu farkettiler. Defterhane isimli girişimleriyle de bu sistemi hakiki bir blokzinciri üzerine koymakla uğraşıyorlar.

Bu dijital para ve girişimcilik deneyimleri sayesinde şu anda da blokzinciri teknolojisini takip edebiliyor ve geleceği konusunda özgün fikirler geliştirebiliyor. Kendisine necisin diyenlere, “ben bir blokzinciri eriyim” diyor.

Devamını oku